Anne Marie'yle düet yapan Cizreli Mehmet: Bana sosyal medyadan mesaj atmış, iki gün sonra gördüm

"İmkânsız gibi bir şeydi"

Türkiye Cizreli Mehmet Ali Şulan’ı sosyal medyadaki Anne Marie düetleriyle tanıdı. Kürtçe ve İngilizcenin bir araya gelmesiyle oluşan şarkılar milyonlarca kişi tarafından izlendi, paylaşıldı ve beğenildi. 9 Eylül akşamı ise Cizreli Mehmet’in hayali gerçek oldu, Anne Marie’yle sahneye çıktı. Provasız çıktığı sahnede “Rockabye” şarkısını söyleyerek kendi ifadesiyle “izleyenleri coşturdu.” Anne Marie’yle karşılıklı birbirlerine teşekkür ettiklerini söylerken, Cizre’den İstanbul’a uzanan macerasını anlattı.

Hürriyet'ten Neşe İdil'e konuşan Mehmet Ali Şulan'ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Ne hissediyorsun?

Çok karışık duygular içeriyorum gerçekten. Bir yandan sevinç bir yandan hüzün.

Neden hüzün?

Hüzün işte... Birlikte sahneye çıkmak, yan yana düet yapmak yani bilmiyorum biraz tuhaf geldi bana, yani imkansız gibi bir şeydi.

Çok mutlu olman gerekmiyor mu?

Çok mutluluktan hüzünleniyorum zaten.

Nasıldı peki? Ne hissettin sahneye çıktığında?

Çok güzel geçti. Aslında biraz mucize oldu benim İstanbul’a gelmem, sahneye çıkmam. Kendisi bana mesaj atmış, ben iki gündür girmiyordum internete, bilmiyordum. Birkaç arkadaşım söyledi bana mesaj geldiğini, onlar yönlendirdiler. Ben öyle gördüm, yoksa bilmiyordum. Uçak bileti de yoktu yedeklerden bindim.Gidemiyordum. Bekledim, bekledim ve şans biraz benden yanaydı heralde. Birinci koltuğa bindim, uçağa binemezken birinci koltuğa bindim (Gülüyor).

Sahneye çıkmadan önce konuştunuz mu hiç?

Tabii tabii konuştuk Anne Marie’yle. Bir yedi dakika filan sahneden bahsettik, nasıl olacak onu konuştuk. Prova yapmadan çıktık sahneye. Direkt sahneye çıktım ben zaman yoktu prova yapmaya. Doğaçlama olarak çıktık ama yine de fena olmadı, güzeldi yani.

Sahneye çıktığında kalabalığın tepkisi ne oldu?

Şöyle ki, dokuz parça söyledi kendisi, dokuzuncu parçada ben ona eşlik ettim. Sekiz parça bizimki kadar olmadı, öyle söyleyeyim. Coştular. Rockabye geldiğinde, düet yaptığımızda herkes coştu yani. Kendisi de farkına vardı zaten. Orası tamamıyla coştu, çok güzel bir ortam, atmosfer vardı.

Seni “Cizreli Mehmet” diye çağırdı sahneye değil mi?

Evet, “Cizreli Mehmet” diye çağırdı. Ben çok sevindim, sonuçta oralar benim doğduğum büyüdüğüm memleketim. O toprakların çocuğuyum ben. Benden önce gelmesi çok güzel, çok mutluluk verici bir şey. Hep böyle ters lanse ettiler bizi. Doğu tarafı biraz dışlanmış gibi. İnşallah bundan sonra güzel şeyler olur. Bizim taraflarda olaylar yüzünden, birtakım şeyler yüzünden biraz geride kalmış diyebiliriz ama inşallah bundan sonra daha öne çıkarız. Belki bir örnek olur. Çok güzel olur bizim için.

Konserden sonra konuştunuz mu Anne Marie’yle?

Konserden önce de sonra da konuştuk. Ben ona teşekkür edeyim dedim çağırdığı için. O da tam tersini söyledi. “Ben teşekkür ediyorum” dedi. Ben dedim, “Ben senin sayende tanındım.” O da “Yok sağolasın ben senin sayende tanındım” dedi. Öyle tuhaftı ama güzeldi yani.

Onun senin videolarının Türkiye’de bu denli popüler olduğundan nasıl haberi olmuş?

Zaten o ilk videoyu görmüştü. Resmi Twitter hesabından üç kez retweetlemişti. Twitter hesabım yok benim, benim adıma hesaplar açılmış, onlarla konuşuyormuş.

Sosyal medyaya baktın mı hiç dün akşamdan sonra?

Dün akşamdan sonra bakamadım çünkü çok yorgunduk. Ben bir fotoğraf paylaşmıştım o çok yayılmış herhalde. Bir de insanlar kendileri paylaşmış, çekim yapmış. Sosyal medyaya da öyle yayılmış bildiğim kadarıyla.

Senin için “Umudun her şeyi başarabileceğinin örneği” gibi yorumlar yapıldı dün akşam sosyal medyada. Bununla ilgili bir şey söylemek ister misin?

Çabalamak, bir umudun peşinde koşmak güzel bir şeydir. Benim mesajım şu olmalı sanırım: Ümitsizliğe kapılmak hiçbir zaman çıkış yolu değildir. Daima çabalamak, hayallerin peşinden koşmak lazım. Bir şeyler yapmak lazım yani böyle oturarak, böyle sızlanarak olmaz yani. Bir insanın hayallerinin peşinden koşması lazım, hırs yapması lazım bence. İmkansız diye bir şey yoktur yeryüzünde insan isterse.

Sen şarkı söylüyorsun normalde de değil mi?

Tabii ki. Ben müzisyenim. Grubumuz var. Ağabeyim ve bir arkadaşımız daha var. 10 senelik müzik geçmişimiz var. Gönüllü olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı “Gençlik Merkezi” var. Orada küçük çocuklara ders veriyoruz. Ben ritm dersi veriyorum, ağabeyim bağlama ve şan dersi veriyor. Gönüllü olarak yapıyoruz bunu. Bir de kafelerde çıkıyoruz.

Senin hiç aklına gelir miydi ilk videonun bu kadar yayılacağı?

Kesinlikle hayır. Ben internette dolaşıyordum. Bu Smule uygulamasını gördüm, bir indireyim dedim. “Bu nasıl bir şey, güzel bir şey mi acaba, bir deneyeyim” dedim. İndirdim uygulamayı, karşıma direkt Anne Marie çıktı. Yaptığım bir beste vardı, ritmleri çok benziyordu. “Bunu doğaçlama yapayım” dedim. Çok tuttu yani, beklemiyordum bu kadar tutacağını (Gülüyor).

Olumsuz bir tepki aldın mı hiç?

Hiç almadım. Kürtçeyi hiç sevmeyenler, duymak istemeyenler bile şu an Kürtçeyi konuşmak istiyor. Binlerce mesaj alıyorum. “Senin sayende Kürtçeyi sevmeyi öğrendik” diyorlar. Böyle mesajlar bol bol geliyor bana ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Çok güzel bir şey bu.

Hayatında dün geceden sonra bir şeyler değişecek mi sence?

Benim “imkansız” dediğim bir şey gerçek oldu ve bu değişti hayatımda. Başka bir değişiklik yok. Aynı ben, benim yani.

Peki ailen, arkadaşların ne tepki verdiler?

Hepsi bana çok destek oldular. Ailem, özellikle de babam, sonuna kadar arkamdalar. Arkadaşlarım da öyle. Çok hoşlarına gidiyor. “Sen bunca şeye rağmen burayı terk etmedin, egon yok, helal olsun” diyorlar. (Gülüyor) Ben egolu biri değilim. Egoyu sevmiyorum. Şu anda takipçilerimle iç içeyiz. Mesajlaşıyoruz, sorular soruyorlar cevaplıyorum.

“Bunca şeye rağmen terk etmedin” derken ne demek istediler?

Benim kendi evim yıkıldı. Kullanılamaz haldeydi. Evim yıkık, kirada oturuyorum. Orada hemen hemen yıkılmayan ev yok. Allah göstermesin o günleri tekrar. Ona rağmen hayatı seviyoruz. Yaşayacağız. Bu hayat yaşamak için var. Ömrümüzün yettiği kadar yaşayacağız. Bizim Doğu tarafı çok güzel, insanları olsun, havası olsun, çok güzel, misafirperver insanlar. Yemekleri çok güzel.

Tekrar sahneye çıkma gibi bir planın var mı?

Teklif gelirse çıkarım tabii.

Nerelerde çıkmak istersin?

Hiç fark etmez. Sonuçta meslek meslektir, her yerde icra edebilirsiniz. Beni arayanlar oldu, çok güzel şeyler söylediler. Sonra geri dönüş olmadı. Söz veren sözünde durmadı. Artık takmıyorum ama kafama. Getirisinin derdinde değilim. Çok şükür sevenlerimiz var, Allah razı olsun hepsinden.

Başka bir hayalin var mı? Bunların ötesinde ne yapabilirsin sence?

Beni sevenlere hitap etmek istiyorum sadece. Yapmak istediğim başka bir şey yok. Onlara hitap etmek istiyorum, kendime değil. Onlar ne istiyorsa onu vermeye çalışacağım daima.

Bu kadar sevilmenin arkasında ne yatıyor?

Çok sempati duyuyorlar bana. Çok mutlu oluyorum. Demek ki isteyince olabiliyormuş. Beş parmak aynı değil hiçbir zaman. Herkesi aynı göremeyiz. Biz birlikte güzeliz, bir olursak güzeliz.

Doğallığının katkısı olmuş olabilir mi?

Olmuştur herhalde. Sahneye çıkarken bile doğaldım. Hiç makyaj yapmadım, hiçbir şey sürmedim. Nasıl uçaktan indiysem, olduğu gibi, hiç elbisemi bile değiştirmeden sahneye çıktım yani.

İlk videonda çay ve sigara içiyordun mesela...

Bu kadar patlayacağını bilsem sigara içmezdim ama çay içerdim. Çayımdan vazgeçmezdim. Ben çay hastasıyım, çok seviyorum çayı (Gülüyor). Sigara kötü örnek oluyor. Videonun yayılacağını bilsem içmezdim.

İkinci videonun yayılacağını tahmin ediyordun ama herhalde?

Yok, onu da tahmin etmiyordum. İlki oldu ama ikinicisi olmaz diye düşündüm. O da oldu (Gülüyor).

Vermek istediğin bir mesaj var mı?

Doğu bölgesini sevsinler. Bizimle el ele olsunlar. Birlikte olalım. Biz birlikte güzeliz. Gelsinler ben onları gezdireceğim. Yeter ki bu önyargılar kırılsın. Bir görsünler bizim oraları. Gelsinler bize misafir olsunlar. Hangi kapıyı çalarlarsa çalsınlar misafir edilirler. Bırakın oteli filan. Görmeleri gerekiyor. Bizim içimizde biraz yaşasınlar. Bir parça ekmek bölüşsünler bizimle. Yemek yemeseler de çayımızı içsinler (Gülüyor). Bizi tanısınlar. Uzaktan bakmasınlar, bizim içimize gelsinler. Gerçekten çok güzel yerler var. Mardin bir başka, Cizre bir başka tarih. Benim istediğim gelsinler bizi tanısınlar.

Müziğimin barış için öncü olmasını çok isterim. Barış için, birlikte yaşam için, önyargıların kırılması için. Bu iş için ben sonuna kadar hazırım. Yeter ki düzelsin bir şeyler.

“İnsanlar gelirse ben gezdireceğim” dedin, yapar mısın bunu gerçekten?

Gelsinler, söz veriyorum ben gezdireceğim. Yeter ki gelsinler ve o güzellikleri görsünler. Gelsinler misafirim olsunlar, seve seve gezdiririm onları.  Kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum. Sevmeyenlere daha çok iletiyorum ki beni sevsinler (Gülüyor).

 

Video: Anne Marie ve Cizreli Mehmet Düet


 

Etiketler

İLGİLİ HABERLER

TÜMÜ