Hukukçulardan Soylu'nun ifadelerine yalanlama: Ağır cezalık işlerde başkonsolosun dokunulmazlığı yok

"Bir numaralı cinayet zanlısı Suudi Konsolos aslında ilk gün gözaltına alınıp sorgulanmalı"

Hukukçular, kayıp Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak uluslararası anlaşmalarda konsoloslukla büyükelçiliklerin başka bir ülkenin toprağı olduğu ve Suudi Arabistan Başkonsolosu'nun rezidansının aranması için ortak mutabakat beklemek durumda olduklarını söyleyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ifadelerini yalanladı. Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, "Başkonsolosun ve evinin ağır cezalık işlerde dokunulmazlığı yok" dedi.

Hukukçular, Kaşıkçı olayı sonrasında konsoloslukta izinle arama yapılmasının yanı sıra Başkonsolos el-Uteybi’nin ülkesine gitmesine izin verilmesini de eleştirdi. Eski Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü hâkimi Ruşen Gültekin de "Bir numaralı cinayet zanlısı Suudi Konsolos aslında ilk gün gözaltına alınıp sorgulanmalı" diye konuştu.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı olayında hükümet yetkilileri, konsolosun dokunulmazlığı olduğu gerekçesiyle gidişine izin verildiğini öne sürerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu işlemlerdeki gecikmeleri arama için izinlerin geç verilmesine bağladı. Ancak hukukçular, hükümet cephesinden gelen yorumlara karşı çıktı. Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre hukukçuların açıklamaları şöyle:

-Uluslararası Hukuk Uzmanı, Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı:

Diplomasi ilişkisinde başkonsolosluklar ile büyükelçilik mensupları arasında bir fark gözetilir. Viyana Sözleşmesi, kuvvetli deliller varsa konsolosluklara girilebileceğini söyler. Ama bir kayıt koyar. İşlevsel olan bölümlere, yani arşiv ile resmi işlemlerin yapıldığı alanlara girilemez der. Hakkında kuvvetli delil varsa konsolosu da mahkeme kararıyla sorguya çekebilir, işlem yapabilirsiniz. Yurt dışına da bırakmayabilirsiniz. Ağır cezalık suça sokabilmek için birtakım işlemler gerekiyor. Diğer türlü, delil yoksa gitme diyemezseniz.

-Ceza hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen:

Konsolosun üzerinde şüphe varsa dokunulmazlık kapsamında açıklanamaz. Viyana Sözleşmesi’ne göre ağır cezalık işlerde başkonsolosun dokunulmazlığı yok. Ancak elçilik görevlilerinin var. Başkonsolos noter gibidir. Başkonosolun evinin dokunulmazlığı da yok. Başkonsolosun ağır cezalık işlerde dokunulmazlığı yok. Başkonsolosun dokunulmazlığı olduğu bahisle ülke terki mümkün değil, şüpheli ise gidemez. “Dokunulmazlığı var nasıl engelleyebiliriz” diyemezler... Diğer yandan rezidansta arama yapılması için mutabakata da gerek yok. Arama şartları varsa rezidansa girilmeli. Diplomatik gereklilikler, nezaket benim işim değil. Hukuk neyi gerektiriyorsa yapılmalı.

-Eski Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü hâkimi Ruşen Gültekin:

Gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, ‘konsolosun diplomatik dokunulmazlığı var, cezai bağışıklığı var, seyahat özgürlüğü var’ dedi. Son derece yanlış bilgiler. Açıkçası bir numaralı cinayet zanlısı Suudi Konsolos aslında ilk gün gözaltına alınıp sorgulanmalı. Kimse konsolosluktan çıkmamalıydı. Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine göre konsolosluk memurları gözaltı işlemine ve yargılamaya tabi olabiliyorlar. Buna göre Kaşıkçı’yla ilgili öne sürülen iddialar ‘insan öldürmü suçu’ olduğundan ağır cezalık suç kapsamına girer.

 

Etiketler

İLGİLİ HABERLER


Müzik Dinle kamera kilama film ekipman kilama Haber Güncel Haber Spor Saç Ekimi hair transplant Prp Kaş Ekimi Spor haberleri Çikolata Maskesi Kurumsal Yazılım