MHP: Bu firmanın başka kışlalara yemek verdiğini biliyoruz; sadece Manisa’daki ihale mi iptal edildi?

"Böyle keşmekeşler seferde, savaşlarda yaşanmadı"

TBMM Genel Kurulu’nda Manisa’da mayıs ve haziran aylarında kışlalarda yemeklerden yaşanan zehirlenmeler iktidarla muhalefeti karşı karşıya getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, zehirlenmelerin münferit bir vaka olarak ele alınamayacağı belirterek, “Acaba bu firmanın sadece Manisa'daki yemek ihalesi mi iptal edildi? Çünkü bu firmanın Türkiye'nin değişik yerlerindeki daha pek çok kamu kuruluşlarına, askeri kışlalara yemek verdiğini de biliyoruz ve firma da tartışmalı hâle gelmiştir” dedi. HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, yaz mevsiminin gelmesiyle soğuk hava zincirlerindeki yüksek maliyetten kaçınıldığına dikkat çekti ve “Aslında önceki aylarda hâlâ bu zehirlenme potansiyeli olmakla beraber, şimdi bu potansiyel kendisini açığa vurdu ve iyi pişmemiş bütün etler kokmaya başladı. Bu kadar basit, buna esrarengiz şeyler bulmaya gerek yok” dedi.

Muhalefet sözcülerinin tutanaklara yansıyan konuşmaları şöyle:

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) - 23 Mayıs, 27 Mayıs, 11 Haziran, 16 Haziran, 17 Haziran tarihlerinde peş peşe Manisa merkez, Manisa Kırkağaç ve Diyarbakır'da askerlerimizin bilhassa akşam yemeklerinden gıda zehirlenmesi hadisesine maruz kaldıklarını hepimiz biliyoruz. 23 Mayısta 1.046 asker gıda zehirlenmesi yaşadı ve maalesef Er Hüsnü Özel hayatını kaybetti, şehit oldu. Bütün şehitlerimizle beraber Hüsnü Özel'e de Allah'tan rahmet, ailesine, milletimize başsağlığı diliyoruz. 27 Mayısta Kırkağaç'ta Jandarma Komando Eğitim Alayında 70 asker zehirlendi. Diyarbakır'da 25 asker, 16 Haziran akşamı Manisa'da 69 askerimiz ve dün akşam da Manisa'da 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında akşam yemeğinin ardından ilk etapta 731 asker hastaneye kaldırıldı. Sahra çadırları, UMKE çadırları kuruldu. 23 Mayısta 1.046 askerin zehirlenmesinden sonra bazı yetkililer, zehirlenmeleri "Psikolojik, midelerini üşütmüşler, sudan değil, bir bakteriden olabilir." gibi söylemlerle âdeta basitleştirmeye, önemsizleştirmeye çalışmıştır. Maalesef, dün 731 askerimizin zehirlendiği olaydan sonra da Sayın Millî Savunma Bakanımız da hiç kusura bakmasınlar, o hadiseyi sanki böyle basite alır gibi, gereken ciddiyet ve ehemmiyetle ele alınmadığı endişesini taşıdığımı da ifade etmek zorundayım.

Şimdi, 5.470 askerimiz yemek yedi; evet. Bu yemekten etkilenen asker sayısı 590; tamam. Hastaneye sevkler 372 olarak ifade edildi; tabii bu sayı daha sonra da arttı. Ee, şimdi, hiç yemek yemediği hâlde etkilendiğini ifade edenlerin olduğu söylendi ve mönüdeki birtakım yenilen, yenilmeyen hadiselerden sayıldı ve bunun salmonella bakterisinden kaynaklandığının tespit edildiği, firmanın ihale sözleşmesinin iptal edileceğini ifade etti.

 

Şimdi, acaba bu firmanın sadece Manisa'daki yemek ihalesi mi iptal edildi? Çünkü bu firmanın Türkiye'nin değişik yerlerindeki daha pek çok kamu kuruluşlarına, askeri kışlalara yemek verdiğini de biliyoruz ve firma da tartışmalı hâle gelmiştir.

Bu Manisa'daki yemek ihalesi 7 Şubat 2015 tarihinde yapılıyor ve üç yıllığına 32 milyon lira bedelle açılan ihale şirkete 28 milyon liraya ihale edilmiş. Askeri ihalelerin kıran kırana geçtiği, bu nedenle ihaleyi alan firmanın maliyetleri düşürebilmek adına yemeklerde kalitesiz ve süresiz geçmiş ürünler kullandığı, yetkililerin bu firmaları yeterince denetlemediği için zehirlenme hadiselerinin yaşandığı bir iddia hâlindedir. Manisa'da bir ay içinde aynı firmanın yemek verdiği yerde 4'üncü defa askerlerimizin zehirlenmesi, bu firmayla ilgili olarak son zehirlenmeye kadar herhangi bir işlemin yapılmamış olması, yetkililer tarafından gereken, ikna edici açıklamaların da yapılmaması olayın basitleştirilmeye çalışıldığı zehabını doğurmaktadır ve bu da ister istemez bazı soru işaretlerini de, tartışmayı da beraberinde getirmektedir.

Eğri oturup doğru konuşalım, bu kadar üst üste hadisenin belli bir yerde olması açıkça bir idari zafiyeti ortaya koymaktadır; sorumluların sorumsuzluğunu gündeme getirmektedir; bir savsaklama ve geçiştirme hadisesini de çağrıştırmaktadır. Böyle bir vurdumduymazlık olabilir mi? Böyle keşmekeşler seferde, savaşlarda yaşanmadı değerli arkadaşlar; bileniniz varsa lütfen söylesin. Balkan Harbi'ni yaşadık, en namüsait şartlarda on binlerce, yüz binlerce şehit verdik; Birinci Cihan Harbi'ni yaşadık; Çanakkale, Sarıkamış badirelerinde on binlerce şehit verdik, savaşlar yaşadık; Kurtuluş Savaşı'nı yaptık, böyle bir hadiseyi tarih kaydetmiyor, bilgilerimiz bu yönde

HDP GRUBU ADINA ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Ben Millî Savunma Bakanımızı dikkatle dinledim ve bize şunu söyledi, dedi ki: "Aslında bunlar gıda zehirlenmesi de olmayabilir çünkü hiç yemek yemediği hâlde rahatsızlananlar var. Dolayısıyla, esrarengiz bir olayla karşı karşıyayız." Millî Savunma Bakanlığı araştırmasını hangi kurumlar üzerinden yapıyor ben bilmiyorum ama Manisa Valiliğinin Manisa Cumhuriyet Savcılığına havale ettiği araştırma görevi sonucunda ortaya çıkan, 23 Mayıs 2017'deki zehirlenmenin bakteriyel bağırsak enfeksiyonuna bağlı olduğu ortaya çıkmış, salmonella virüsü dolayısıyla bunun gerçekleştiği anlaşılmış ve uzmanlar demişler ki: "Kırk sekiz saat sonra hatta beş altı gün sonra bu virüsün yaşam döngüsüne bağlı olarak yeni zehirlenme vakaları ortaya çıkabilir." Nitekim, 27 Mayıs 2017'de Kırkağaç 6'ncı Jandarma Komando Er Hüsnü Özel Eğitim Alayı'nda 70 asker zehirlenmişler.

 Ne kadar ironik değil mi? Aslında hiçbir vatani özelliği olmayan bir şirketin obur karnını doyurmak için askerlere yedirdiği kokmuş etlerden ötürü hayatını kaybeden erin adını kışlaya vereceksiniz, o kışladakiler aynı oburluk dolayısıyla bir kere daha zehirlenecekler ve yaşamsal tehlikeyle karşı karşıya kalacaklar ve 16 Haziranda, Manisa'da aynı şey devam etti. Fakat Millî Savunma Bakanımız bir noktayı eksik belirtti. Dün gece itibarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde konuşlu 28'inci Mekanize Piyade Tümeni'nde 68 asker daha zehirlenme tanısıyla hastaneye kaldırıldılar. Bunun niye olduğu son derece açık değil mi? Özelleştirme olan yerde oluyor bu. Özelleştirme niye yapılır? Devlet yükümlülüklerinin bir bölümünü piyasaya devretmeyi seçer. Piyasaya devretmeyi seçtiğiniz zaman bunları çoktan kabul etmişsiniz demektir çünkü piyasada -kamu hizmeti- kâr amacından gayri bir güdü yoktur. Niçin bu mevsimde oluyor? Çünkü yaz geldi, çünkü en büyük maliyet olan soğuk hava zincirlerindeki yatırımlardan, bu maliyetten kaçınıldığı için oluyor. Aslında önceki aylarda hâlâ bu zehirlenme potansiyeli olmakla beraber, şimdi bu potansiyel kendisini açığa vurdu ve iyi pişmemiş bütün etler kokmaya başladı. Bu kadar basit, buna esrarengiz şeyler bulmaya gerek yok. Sadece Rota Yemekçilik değil, onun sözleşmesine son verdiniz fakat ben Sayın Bakana tekrar sormak istiyorum: Bu şirketin sözleşmesine niçin son verdiniz? Çünkü diyorsunuz ki "Son zehirlenme, gıda zehirlenmesi değil." Demek ki aslında bu şirketin bir kusuru yok, siz bu kanaate varmışsınız fakat öbür taraftan da görevine son vermişsiniz. Nereden baksan, tutarsız. O nedenle ben derim ki her şeyden önce, zorunlu kamu hizmetine alınmış olan gençlerin hayat ve geleceklerini güvence altına almak, onlara en yüksek standartta ve en yüksek kalitede bakım, iaşe, ibate sağlamak devletin başta gelen görevidir.

Etiketler

İLGİLİ HABERLER

Müzik Dinle Argivit Tetrazinc Ageflor Kapsul Betamega Tablet kamera kilama film ekipman kilama Haber Güncel Haber Spor Saç Ekimi hair transplant Prp Kaş Ekimi Spor haberleri Çikolata Maskesi Kurumsal Yazılım