ŞEKER FABRİKALARI ÖZELİNDE, SİYASET YAPMA ANLAYIŞINA  DAİR

Anlaşılan o ki, 2000 yılında satılması kararlaştırılan fabrikaları " bakın biz 2017'de demiştik" ...

Anlaşılan o ki, 2000 yılında satılması kararlaştırılan fabrikaları " bakın biz 2017'de demiştik" diyerek malumun ilanını "siyasi öngörü" olarak pazarlamaya çalışan , 
Pancarı görse, armutun tarlada ne işi var? diyeceklerin eline  megafon alınca "sattırmamda sattırmam ninnisi" söylemeyi siyaset yapma sanatı  sananların , bir zamanlar ülkenin ekonomik yükünü çeken şeker fabrikalarına ilişkin, kamuoyuna ne  bilgi verme gibi, ne öneri getirmek gibi ,ne de bilgilendirme çalışması yapma gibi niyetleri var.

Kiminin gündemi tüzük değişikliği,kiminin gündemi seçim günü  ittifak içinde ''ne olur  benim partimin de  logosu" olsun, kiminin gündemi de" kim fazla vekillik verirse " onunla olmak.

Tabiri caizse "yırtılan yine Hacı Bekir'in yakası" yine  iş başa düştü.... kabaca durumu özetlemek gerekirse;


Türkiye'deki şeker sektörünün yıllık ekonomik büyüklüğü 3 milyar dolar. Türkiye'de üretilen şekerin yaklaşık 3 milyon tonu pancar şekerinden, 990.bin tonu NBŞ ( Nişasta Bazlı Şeker) olmak üzere 3.990.00.000 ton.
Piyasadaki en güçlü yapı, Türkiye Şeker Fabrikaları, yani "Türk Şeker". Kamuya ait ve 2000 yılında (DSP-MHP-ANAP) hükümetleri zamanında özelleştirme kapsamına alınmış bir KİT.

Ülke genelinde  2,5 milyon insanın doğrudan etkilendiği,Türk şeker bünyesinde 25  fabrika var. Şeker pancarından üretim yapan fabrikaların 5'i Pankobirlik (1951 yılında %100 yerli sermayeli ve devletten bugüne kadar herhangi bir destek almadan tamamen kendi imkanlarıyla oluşturduğu sermaye ile kurulan pancar kooperatifi ) 3'ü şahıs olmak üzere 8"i özel sektörün, toplamda pancardan şeker üretimi yapan Kamu ve özel sektöre ait olmak  üzere 33 fabrika mevcut, 5 tanede NBŞ üreten firma var.
Yapılmak istenen ise; Türk Şeker'e ait 25 fabrikanın 14'ünün özelleştirilme yolu ile elden çıkartılması,
Türk Şeker'e ait 25 fabrikanın ürettiği şeker miktarı takriben 2 milyon ton iken, diğer 8 fabrikanın ürettiği şeker miktarı ise 1 milyon ton.
Gerekçe; maliyetin yüksek olması, rekabet edilememesi, üretim düşüklüğü vs. Nitekim incelendiğinde doğruluk payı yüksek.
Hal böyle iken,  karşı çıkan siyasi parti ve STK'ların satılması düşünülen fabrikaların olduğu yerlerde yaşayan vatandaşlara yönelik il ve ilçe teşkilatları ile  içinde  alternatif çözüm içeren saha çalışması yapıp,
 - Fabrikadaki çalışanların özlük hakları; (Hükümet isteyen çalışanı kamuda istihdam edecek,kamuda çalışmak istemeyip özelleşse dahi yeni işvereni ile çalışmak isteyende emekli olmadan önce isterse yine kamuya geçebilecek.)
- Önerilen yönetim modeli (mesela AB'de bu üretimi yapan fabrikaların %60'ı kooperatiflerin ,ABD'de ise tamamı  kooperatiflerin)
- Bölgeye ilişkin ; pancar (suyu bol miktarda tüketen  bir bitki  ve fabrikalarının çoğu su havzalarının  olduğu bölgelerden uzak olduğu için) önerilen alternatif ürünlere vs. ilişkin  kamuoyuna yönelik geniş çaplı  bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışması yapması gerekirken, fabrika önlerinde megafonla "sattırmamda sattırmam" edebiyatı ne ülkeye birşey kazandırır, nede o bölgede yaşayan vatandaşlara birşey kazandırır.
Nitekim, eski siyaset yapma anlayışında  ısrar edilince sonuç da doğal olarak (şeker fabrikaları etkinliği dahil ) aşağı yukarı tüm etkinlik ve eylemlerde sen, ben, biz oğlan ve her beş yılda oynanan tek kale maç oluyor.

Etiketler

Müzik Dinle kamera kilama film ekipman kilama Haber Güncel Haber Spor Saç Ekimi hair transplant Prp Kaş Ekimi Spor haberleri Çikolata Maskesi Kurumsal Yazılım